Yolculuğumu anlatmak için iki günü birleştirmem lazım ancak o şekilde anlatabilirim çünkü. 27 ocak günü saat 18.00 da bavulumu toplama işlemi ile ilk aşamaya başladım, uçuşum 28 ocak saat sabah 9.35 de olduğundan uyumamanın en iyisi olduğunu düşünmüştüm, bu nedenle sabaha kadar film izledim, oyun oynadım. Sabah saat 5′i gösterirken taksici telefon açtı kaçta geleyim diye sordu, 6.30 da evin önüne geldi ve yolculuğum resmi olarak başladı. Saat 7′de ercan havaalanına ulaştık, 40 tl ödedikten sonra “check in” işlemlerini yaptırmak için sıraya girdim. İşlemlerin ardından pasaport işlemlerini hallettim, pasaportun süresi dolmuş ama çakmadılar
Neyse dutty free den biraz içki aldıktan sonra uçağı beklemeye başladım. Lanet olası uçak 1 saat rötar yapmış 9.35 uçağı 10.45 de kalktı. Saat 12 gibi istanbul atatürk havaalanına iniş yaptık, oradan otobüslerle iç hatlara geçtim. Normalde transit yolcular bavullarını aktarma sırasında almazlar ama merzifon havaalanında gümrük olmadığından ben bavulumu alıp iç hatların yolunu tuttum. İç hatlarda yaklaşık 3 saat bekledikten sonra “check in” işlemlerimi hallettim ve uçağın kalkacağı kapı olan 108 numaralı kapıya gittim.
Ekranda ve bilette kapı numarası 108 yazmasına rağmen anons bile yapılmadan uçuş 406 numaralı kapıya alınmış, son anda ekrana yansıttılar apar topar 406 numaralı kapıya gittim. Sonra peşinden bir anons daha, merzifon uçağı 50 dakika rötar yapmıştır, hadi gel buradan buyur
TAV için çalışan güzel bi hatun yaklaştı yanıma, anket yapabilir miyiz? acaba diye sordu bende; “hay hay” dedim ve anket yaptık. Anket bitince baktım karnım iyice acıkmış bi’ sandvich alayım dedim 6 tl bayıldıktan ve afiyetle mideye götürdükten sonra dolaşmaya başladım. Tam o sırada beşiktaşlı rüştüye benzer birini gördüğümü sandım sonra bir baktım kel bi adam rüşünün arkasından geliyor; fabian ernst.
Dedim fırsat bu fırsat yardır umut
Bobo, Ernst, Tello, Tabata, Rüştü, Nihat, Holokso, Nobre ile fotoğraf çektirdim. İçlerinde en adam gibi adam olan bobo cidden, bi de hakkını yemeyim ernst. İkiside tereddütsüz geldiler fotoğraf çekindik hatta bobo ile sohbet ettim. Galatasarayın yeni golcüsü Jo‘yu tanıdığını ve arkadaş olduklarını çok kaliteli bir oyuncu olduğunu söyledi. Tello tam hava adamı, bi afralar tafralar sanki c.ronaldo
Ernst ile resim çekinirken neden bilmem elim titredi fotoğrafı çekemedim, orda ibrahim üzülmez duruyodu dedim ibrahim abi bi resmimizi çeker misin? sonrada seninle çekinelim
Ülen bu yaştan sonra fotoğrafçıda olduk dedi ve resimi çekti sağolsun.
Nihat‘ın eşi ile yaptığı muhabbet kulağıma takıldı dedim acaba ne konuşuyor diye magazin muhabiri edasıyla yaklaştım olay şu; nihatın eşi nihatla telefonda tartışıyor nihatın moralinin kötü olduğunu söylüyor herhalde çünkü nihat şu cevabı veriyordu; “gülüm bi sorun yok da, herşey yolunda da” neyse özel hayattır çok kurcalamayalım
Mustafa Denizli geldi en son otobüse, futbolcular bindi yaklaşık 10-15 dk hocalarını bekledi, bende dedim hadi o kadar adamla çekindik fotoğraf mustafa hocaylada olsun bi’ anımız, ne dese beğenirsiniz? çok acelem var görüşürüz. Ülen dur bi resim çekineydik demeye kalmadan atladı otobüse o da gitti.
Uçak 17.20 gibi havalandı, 18.30 gibi merzifon havaalanına indik, 1 saat bavul bekledikten sonra kapıda bizim şirketin servis aracının şöförü ve kardeşim beni karşıladı valla istanbul soğuktu ama merzifonda resmen dötüm dondu
İşte böyle bir yolculuk geldi geçti.


